| | Üretsiz Blog oluştur

EYLÜLDEN OLSA GEREK

Tarih 28 Temmuz 2008, 04:30. Yazan cemal_konur.  
Etiket:

y1pdWGP11qQ7tffP-gxKi2S5ay7aroGvMpKbHgoYMfwy8-_PokYIc2R_-AeTLgP75xAwZE9PKOJoWM

Eylülden Olsa Gerek!!!!
İçimde yaprak dökümleri var.... Eylül den olsa gerek. Hep bu mevsimlerde kanar yüreğim aşklara , bir kasım sevdasına vurulmadı ki hiç yürek. Hep eylül vedalarının kokusu bulaştı üstüme .Sararıpda dökülen yapraklar kaderim oldu. Her Eylül de taşındı yüreğim bir şehirden diğerine. Hep uzaklara giden adamların ceplerinde oldu tek kare fotoğraflarım. Hep uzaklarda nefes alan bir adama teslim edildi tüm umutlarım.

Başka şehirlerin sabahlarına uyanıyor bedenlerimiz. Başka gözlerin içinde kaybolmaya çalışıyor gözlerimiz. Başka kalplere sığdırmaya çalışıyoruz Aşk denen o devasa yapıyı anca bir gecekondu yapılabilecek kadar dar gönüllere kurmaya çalışıyoruz..... Çalışıyoruz da olmuyor işte..... Kalbin hep bir köşesinde sen olunca..... Ama bir kırlangıç sevdasıydı bizimkisi , kış geldi ve sen kapattın pencereni bense Feda edip şu fani kuş bedenimi dayanmaya çalışıyorum ayazlara.... Olmuyor işte Ne sen beni sevebiliyorsun Gönlünce..... Ne ben onu sevebiliyorum dilediğimce... Seni Unuttum demek sanki ihanet yüreğime , zaten onunda kalp kırıklıkları var geçmişten uzanan geleceğe.

Başlamadan biten aşklarda vardır bazen , bitmesi gereken. Yanlış zamanlarda doğru insanları harcarsın belkide hiç suçun günahın yokken , doğru sandığın zamanlarda yanlış insanlar harcar kalplerin içinde biriken sevdaları. Nerden baksan acemiyiz severken. Acemiyiz aşık olurken..... Nedense hiç acemilik çekmeyiz Aşkları harcarken. Gidenlerin her zaman canını acıtacak birkaç sözümüz vardır sandıklarımızda , zaten Aşkı da bir sandık lekesi tadında yaşarız. Ya saklarız içimizde.....Sağır bir kuş duyarda , kör bir fare hissederde biz hissetmeyiz sevdiğimizi zaten anlamazda hiçbir zaman karşımızdaki saklanan Aşkımızı.... Bazende Yasaklarız kalbimize sevdaları. Kaldıki devrim vakitlerinde sevmiş babam annemi , aşklarına biraz yasak karışmış ya belkide ondan bu yasaklı ihtilal meraklarımız. Belkide yasaklı bir ihtilal gecesinde günahını alırda koynuna helali yapar tüm düşleri....AŞK ...

Dedim ya , bendeki eylül merakı , geçer bir süre sonra. Geçer acılarımda , sevdalarımda .... Her Eylül yaprak dökümlerinde harcarım hercai gönlümü. Bir demet gül olmayı tercih ederim bembeyaz bir papatya olmaya..... Ayaklar altında ezilmiştir çoktan Aşklar... Bilirsin ağaçlar ilkbaharda yine tomurcuklanır , yine yaprağa durur. Olan sadece dökülen yapraklara olur. Dökülen yaprağın bir daha ağaca kavuşmasının imkansızlığı kadar can yakıcıdır , İmkansız aşk !!! Eylül vedaları.... Bir Eylül gecesinde ihtilallerin sabahında terk ederim Aşklarımı ..... Bilirim yarın başka bir gündür ve yoktur artık eski olan her şey..... Belki bu ihtilalde can kayıpları olacak haylaz , gözü kara sevdalarımda ama ben "kalan sağlar benim" demiyeceğim hiçbir zaman. Yaprak dökümü mevsimlerinde harcayacağım tüm kalbimi....

Kırlangıç edasıyla gideceğim , yüzüme kapattığın pencerenden.... Korkma güzel insan , gelmeyeceğim bir dahaki eylül senin yüreğine ..... Ben başka bir şehrin gecelerinde yıldızları seyrederken unutacağım seni , yapraklar düşerken hüznümüde alıp gideceğim , Aşkımla beraber intihar eden bedenimi kız kulesinin dibinde bırakacağım..... Boşver onlar soğuktan öldüm sansınlar........

Bir dahaki Eylül'de görüşmemek ümidiyle ...... HOŞÇA KAL GÜZEL İNSAN.....

Sözler biter günün birinde , kalmamıştır ;
Ne söylenecek söz , nede dinleyecek bir Aşık
Oysaki bilirsin ordadır.... Seslensen duyacaktır
Yapamazsın işte .... Belki Aşk belki gurur
Bilirsin seviyordur da aslında                             
Bir yürek saflığında
Yada günahkar gecelerin sıcak döşeğinde
Öyle bir sevgidir ondaki , tüm dünyayı silecek kadar yürekli
Mutlu olmak adına Aşkı bir eylül sabahında
Harcayacak kadar Cesur
O seviyordur , sen seviyorsundur
Artık çok geç aylardan ayrılık
Mevsimlerden yaprak dökümü
Hoşçakal yüreğimin haylaz çocuğu
HOŞÇA KAL              

SEN YOKKEN BİRAZ DAHA ÖLÜYORUM Sen yokken biraz daha ölüyorum ben Gönlüm sonbahar, yaprak yaprak dökülüyor Her mevsim kış, hergünüm gece Sonu yok yolların, yarını yok saatlerin Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında Kokusu yok çiçeklerin, gök kuşağının rengi yok Ateşi yok sevmelerin, sigaramın dumanı yok Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin Ve ben biraz daha ölüyorum gözlerinin ortasında Alevi yok yangınların, suyu olmadığı gibi yağmurun Denizin mavisi yok, tıpkı gözlerin gibi Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında Dostu yok gecelerin, geceler çok uzun Geceler bir ömür, ömür dediğin bir tutam ümit Ümidi yok yarınların, Tıpkı senin yokluğun gibi Ve ben biraz daha sana hasret Hasret bir ip boğazıma düğümlenmiş Düğümler her tarafımda, bütün yollar kör düğüm Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında Yalnızlığını ben yazarım şiirlerin, ayrılığını ben Karamsarlıkları hep senden Hayalinle süslenen bu şehir Ve ben ölüyorum bu şehirde sensizlik ortasında.

0 yorum.

ARALIKTA YAĞMUR YAĞDIĞINDA

Tarih 10 Temmuz 2008, 07:34. Yazan cemal_konur.  
Etiket:

y1p7YXf4BizSFEuepgQ-4sURhBtobNnemxyHTb4R3bQX8KgiTerlHOMjBJfP_YzzK98JlJXnykI90Y

ARALIKTA YAĞMUR YAĞDIĞINDA

 

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim...

"Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile... "
Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.
Yine senden habersiz...Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz...
Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm" olmuştun sen...Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar
Güzel Güleni, Sen BAL'ımdın!
Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel'din... Aşk Özel'di....
"Yağmurda Aşk Başkadır" diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen
ellerini severek başladım seni sevmeye...Aralık'tı... İstiklal'e hiç o kadar güzel yağmur yağmazdı....
Önce aldırmadım seninle güzelleşen her şeye...Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi özlediğimi...
Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en
baştan başladım...Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum!
Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum...Sesini
duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum...Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen...Zaten kolay olan ne vardı ki benim için;Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark yoktu....Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bir taneydin"!
İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!
Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum...Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı.Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi...
Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevgimden hiç bahsetmeseydim
Sen beni hiç sevmedin!
Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum!
Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum.
Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum...
Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!
Ne zaman Aralık'ta bir yağmur yağsa, ben İstiklal'de ıslanıyor olacağım,Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu arıyor olacağım, Ne zaman bir havuz görsem, kenarında oturup seni bekliyor olacağım demiştim... Başaramadım...
Ben Kaybettim...
Sen Kazandın!
Artık sesimi duymayacaksın...
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum.... Gelmedin!
Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...Ben artık gidiyorum Bal'ım...
Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen, bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile...
Ve Lütfen, Aralık'ta yağmur yağdığında İstiklal'e gelme.... CEMAL KONUR (cemal-konur@hotmail.com)

SEN YOKKEN BİRAZ DAHA ÖLÜYORUM Sen yokken biraz daha ölüyorum ben Gönlüm sonbahar, yaprak yaprak dökülüyor Her mevsim kış, hergünüm gece Sonu yok yolların, yarını yok saatlerin Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında Kokusu yok çiçeklerin, gök kuşağının rengi yok Ateşi yok sevmelerin, sigaramın dumanı yok Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin Ve ben biraz daha ölüyorum gözlerinin ortasında Alevi yok yangınların, suyu olmadığı gibi yağmurun Denizin mavisi yok, tıpkı gözlerin gibi Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında Dostu yok gecelerin, geceler çok uzun Geceler bir ömür, ömür dediğin bir tutam ümit Ümidi yok yarınların, Tıpkı senin yokluğun gibi Ve ben biraz daha sana hasret Hasret bir ip boğazıma düğümlenmiş Düğümler her tarafımda, bütün yollar kör düğüm Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında Yalnızlığını ben yazarım şiirlerin, ayrılığını ben Karamsarlıkları hep senden Hayalinle süslenen bu şehir Ve ben ölüyorum bu şehirde sensizlik ortasında.

0 yorum.

HAZİRANDA ÖLMEK ZOR

Tarih 08 Temmuz 2008, 06:42. Yazan cemal_konur.  
Etiket:

   

y1pfRhlLb4_FrmxsNrOLf__h-DW4RhwfBHRVwESwPxKilTYboVrWRt9kKmnKN_15EeQoli-pRclfHM HAZIRANDA OLMEK ZOR

Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
Yarali bir sahin olmus yuregim
Uy anam anam , Haziranda olmek zor
Calismisim onbes saat
Tukenmisim onbes saat
Yorulmusum , acikmisim,uykusamisim
Anama sovmus patron
Sikmisim dislerimi
Islikla soylemisim umutlarimi
Sicak bir ev ozlemisim
Sicak bir yemek
Sicacik bir yatakta unutturan opucukler
Cikmisim bir dalgadan, vurmusum sokaklara
Sokakta tank paleti
Sokakta duduk sesi
Sari sari yapraklarla dallarda
Insan iskeletleri

Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
'Uyarina gelirse tepemde bir de cinar' demistin yillar once
Demek ki on yil sonra
Demek ki sabah sabah
Demek ki manda gozu
Demek ki Sile bezi
Bir de memedin yuzu
Bir de saman sarisi
Bir de ozlem kirmizisi
Demek ki goctu usta
Kaldi yurek sizisi
Yillar var ter icinde tasidim ben bu yuku
Biraktim acinin alkislarina
Uc Haziran altmisucu
Bir kirmizi gul dali egilmis ustune
Bir kirmizi gul dali simdi uzakta
Oksar yanan alnini Nazim Ustanin
Bir kirmizi gul dali egilmis ustune
Bir kirmizi gul dali simdi uzakta
Yatiyor oralarda
Bir eski gomutlukte
Yatiyor usta

Gece leylak ve tomurcuk kokuyor

Gecsem de golgesinden tankalrin tomsonlarin
Suramda bir kus otuyor.
Haziran da olmek zor...... cemal-konur@hotmail.com

SEN YOKKEN BİRAZ DAHA ÖLÜYORUM Sen yokken biraz daha ölüyorum ben Gönlüm sonbahar, yaprak yaprak dökülüyor Her mevsim kış, hergünüm gece Sonu yok yolların, yarını yok saatlerin Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında Kokusu yok çiçeklerin, gök kuşağının rengi yok Ateşi yok sevmelerin, sigaramın dumanı yok Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin Ve ben biraz daha ölüyorum gözlerinin ortasında Alevi yok yangınların, suyu olmadığı gibi yağmurun Denizin mavisi yok, tıpkı gözlerin gibi Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında Dostu yok gecelerin, geceler çok uzun Geceler bir ömür, ömür dediğin bir tutam ümit Ümidi yok yarınların, Tıpkı senin yokluğun gibi Ve ben biraz daha sana hasret Hasret bir ip boğazıma düğümlenmiş Düğümler her tarafımda, bütün yollar kör düğüm Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında Yalnızlığını ben yazarım şiirlerin, ayrılığını ben Karamsarlıkları hep senden Hayalinle süslenen bu şehir Ve ben ölüyorum bu şehirde sensizlik ortasında.

0 yorum.